Trete, sigortacılık sektöründe sigorta şirketleri ile reasürans şirketleri (reasürör) arasında yapılan, risklerin devredilmesini düzenleyen resmi anlaşma (Fransızca traité kökenli) anlamına gelir. Özetle, sigorta şirketinin üzerine aldığı büyük risklerin bir kısmını, belirli şartlar çerçevesinde reasürans şirketine otomatik olarak devrettiği teknik bir reasürans anlaşmasıdır.
Trete Ne Demek?
Fransızca “anlaşma” manasına gelen “traité” sözcüğünden dilimize geçen trete, sigorta şirketlerinin (sedan) mali kapasitelerini aşan çok büyük rizikoları uluslararası dev şirketlere (reasürans) devretmesini sağlayan hukuki sözleşmelerdir. Sigorta şirketleri de aslında kendilerini bir nevi “sigortalatarak” büyük afetlerde batmaktan kurtulurlar. Bu nedenle sektörde “sigortacının sigortası” olarak da bilinir.
Özellikle geniş çaplı doğal afetler, depremler veya büyük endüstriyel kazalar gibi bir anda binlerce hasar talebinin geldiği durumlarda piyasanın ve şirketlerin iflas etmesini önleyen temel finansal mekanizma bu anlaşmalardır. Anlaşmanın doğası gereği primler ve riskler, sedan şirket ile reasürör arasında belirli oranlarda mutabakat ile paylaşılır.
Trete Anlaşmasının Temel Özellikleri Nelerdir?
Bu karmaşık risk devir sürecini yöneten sözleşmelerin sektördeki işleyişini belirleyen 4 ana dinamiği vardır:
- Süreklilik: Bu sözleşmeler genellikle 1 yıllık periyotlarla yapılır ve sektörün gidişatına göre her yıl yenilenen bir yapıdadır.
- Risk Devri: Sigorta şirketleri (sedan), mali güçlerini aşan hasar ihtimallerini (örneğin deprem veya devasa fabrika yangınları) bu anlaşma sayesinde küresel reasürörlere aktararak kendilerini finansal bir zırhın içine alırlar.
- Otomatik Teminat: Başlangıçta masaya oturulup belirlenen sözleşme koşulları çerçevesinde reasürör, sigorta şirketine kestiği poliçeler için belirli bir süre boyunca kesintisiz ve otomatik teminat sağlamak zorundadır.
- Bölüşmeli (Proportional) ve Bölüşmesiz (Non-proportional): Sedan şirket ile reasürör arasındaki risk ve primlerin paylaşıldığı matematiksel yöntemleri belirler. Hasar fazlası veya belirli oranlarda paylaşım (eksedan, kotpar) gibi yöntemler trete kapsamında teknik olarak uygulanır.
Terete Tipleri Nelerdir?
Risklerin ve prim tutarlarının nasıl pay edileceği, yapılan anlaşmanın niteliğine göre şekillenir. Sigortacılıkta en yaygın kullanılan trete tipleri şunlardır:
Quota Share Treaty (Kota Payı)
Bu modelde sigorta şirketi, üzerine aldığı riski önceden mutabık kalınan sabit bir yüzde ile reasüröre devreder. Reasürans şirketi de aynı oranda prim alır ve hasara aynı oranda ortak olur. Örneğin; sedan şirket, sattığı her DASK (Deprem Sigortası) poliçesinden doğan riskin %30’unu devrediyorsa, yaşanacak olası bir deprem hasarında da ödemenin %30’luk kısmı reasürör tarafından karşılanır.
Surplus Treaty (Artan – Eksedan)
Burada “saklama payı” (konservasyon) kavramı devreye girer. Sedan şirket, belli bir hasar miktarına kadar olan kısmı (örneğin ilk 500.000 TL) kendi üzerinde tutar. Bu rakamı aşan (artan) kısımdaki devasa risk ise reasürans şirketine aktarılır. Sedan şirket, kendi kapasitesini bildiği için nerede durması gerektiğine kendisi karar verir.
Stop Loss Treaty (Zarar Durdurma)
Bölüşmesiz bir anlaşma türüdür. Amacı doğrudan sigorta şirketinin zarar eşiğini durdurmak ve iflasını önlemektir. Sigorta şirketi belirli bir yıl içindeki tüm zararları için maksimum bir sınır (örneğin yıllık gelirin %120’si) belirler.
Hasarlar o sınırı aştığı andan itibaren, şirketin cebinden tek kuruş çıkmaz; üstte kalan tüm o yıkıcı zarar reasürans şirketi tarafından ödenir. Özellikle tarsim gibi tarım sigortalarında geniş çaplı kuraklık hasarlarına karşı çok sık kullanılan hayat kurtarıcı bir anlaşmadır.
💡 Günlük Hayattaki Karşılığı: Büyük bir inşaat projesi aldığınızı düşünün. Ancak projeyi tek başınıza tamamlamaya gücünüz veya paranız yetmeyecek. İşi güvenceye almak için, projenin bazı büyük bölümlerini (örneğin elektrik ve tesisat işlerini) başka bir büyük taşerona devredersiniz. Kazancınızı da riskinizi de paylaşırsınız. Trete de sigorta şirketlerinin devasa riskleri tek başına sırtlamayıp, daha büyük uluslararası şirketlerle (taşeronlarla) paylaştığı o anlaşmanın ta kendisidir.
« Tüm Terimleri İncele